ÇOCUK SESİ

Çocuğunuzu Büyütürken Yalnız Değilsiniz..

GELİŞİMSEL DEĞERLENDİRME


Uzm. Birgül U.Bayoğlu, bbayoglu@yandex.com

"- Bebeğimin Gelişimi boyu ve kilosu ile mi ilgilidir ?: Çocukluk çağı, döllenmeden başlar ve ergenliğin tamamlanmasına kadar devam eder. Büyüme ve gelişme çocukluk çağında birbirine karışan iki kavramdır. Çocuğun gelişimi sorulduğunda ailelerin akıllarına öncelikle boy ve kilo bilgileri gelir. Oysa çocukluk, her alanda hızlı bir değişimin yaşandığı süreçtir. Hücrelerin, baş ve bedenin büyümesi, kas gücünde artış, sosyal iletişim, algılama, konuşma, davranış, uyum gibi hem büyüme hem de gelişimle ilgili olaylar birlikte gerçekleşir. Büyüme, daha çok boy ve kilo gibi vücudun boyutlarındaki değişimi anlatır, gelişme ise davranış ve becerilerdeki değişimi açıklar. Bu nedenle çocuğun gelişimi konuşulduğunda öncelikle sosyal, hareket, dil, konuşma, zihinsel, ve uyumsal alandaki becerileri ve davranışları sözkonusudur.

"-Bebeğimin Gelişimi Nasıl Değerlendiriliyor": Bebeklerin anne karnında başlayan ve yaşamın ilk günleriyle birlikte kazanmaya devam ettikleri becerileri vardır. Örneğin doğduğu anda bir bebeğin seslere tepki vermesi beklenir ya da ilk bir iki ay içinde annesinin yüzüne dikkatle bakması hatta gülmeye başlaması gerekir. Gelişim basamakları denilen bu becerilerin beklenen yaşa göre kontrol edilmesi ile basit düzeyde değerlendirme yapılır. Bebeklik dönemi zihinsel, duyusal, hareket, dil ve sosyal gelişimin hızla gerçekleştiği bir dönemdir. Bu nedenle olabildiğince erken dönemde bebeğin bu alanlara yönelik becerilerinin yaşına uygunluğunu kontrol etmek önemlidir. Ayrıca bebek ve annenin günlük yaşam düzenini, anne ile bebeğin arasındaki ilişki kalitesini, annenin ruh sağlığını ve bebeğin büyüdüğü ortamın gelişimini destekleyici olup olmadığının kontrol edildiği görüşmeler "nörogelişimsel değerlendirme" olarak tanımlanır. Bu değerlendirme anne-baba ile görüşme, bebeğe sunulan işitsel, görsel, dokunsal materyallerle tepkilerini gözlemlemek, yaşı ilerledikçe oyun ve oyuncak kullanarak iletişim kurmak şeklindedir; kan, idrar testleri ya da görüntüleme işlemleri gerektirmez. Değerlendirme sonrasında gelişimde bir sorun düşünülürse tanılama için sözkonusu tetkikler hekim tarafından planlanır. Gelişimin takip edilmesi sadece beyin gelişimi açısından değil koruyucu ruh sağlığı izlemi bakımından da önemlidir. Son yıllarda "Bebek Ruh Sağlığı" gelişimin önemli bir alanı olarak çalışılmakta ve sorunları erken dönemde yakalayarak hem bebeğe hem de ailenin yaşamını kolaylaştırmaktadır.

"-Neden Bebeğime Gelişimsel Değerlendirme Yaptırmalıyım?": Doğumdan itibaren bebeklerin hareket, dil, konuşma, algılama, sosyal ve davranışsal gelişim becerileri beyin gelişimi ile doğrudan ilişkilidir. İlk 2 yıl daha önemli olmak üzere 6 yaşına kadar beyin gelişimini etkileyebilecek herhangi bir hastalık, işitme, duyma duyularındaki yetersizlik , kazalar ya da ihmal gibi yaşamsal durumlar ilk önce becerilerin kaybıyla belirti gösterir. Örneğin konuşma gecikmesi işitme yetersizliğine bağlı olabileceği gibi otizm gibi çok daha ciddi bir sağlık sorununun ilk göstergesi de olabilir. Çocukluk çağında başlayan her sağlık sorunu olabildiğince erken tanımlanırsa tedavi ve destek fırsatları o kadar çabuk planlanabilir. Bu nedenle yenidoğan döneminden itibaren yapılan gelişimsel tarama ve değerlendirme çok önemlidir. Erken tanılama ve erken destek programları için gelişimsel değerlendirme mutlaka yapılmalıdır. Erken dönem destek ve rehabilitasyon süreci pek çok bebeğin ve ailesinin yaşam kalitesini artırmaktadır. Yaşanabilecek sorunlarla ilgili olarak donanımlı hale gelen ailede; birlikte hareket edebilme güdüsü artmakta, sorun çözmede etkin yöntemler geliştirilebilmekte, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi psikopatolojileri yaşama oranı düşmektedir. Bu nedenle nörogelişimsel değerlendirme sadece bebeğin değil, ailenin yaşamının düzenlenmesi açısından da kritik bir yerde durmaktadır. Bebeğinin sağlık sorunlarının farkında olan ve kabul edebilen ailenin tedaviye uyumu artmaktadır. Bu da tedavinin etkililiğine olumlu yansımaktadır.

Sonuç olarak, bebeğin gelişim özelliklerinin yakından izlenmesi, ailesi ve çevresiyle olan iletişim örüntüsünün erken dönemde ele alınması sağlıklı bir gelişim için sağlam temellerin atılmasına yardımcı olacaktır. Bu da ancak düzenli bir şekilde yapılacak olan nörogelişimsel izlem ile sağlanabilir.

"-Her Bebeğe Gelişimsel Değerlendirme Yapmak Gerekir mi?": Çocuk hekimleri doğumdan itibaren bebekleri sağlık, aşılama, güvenlik ve koruma konularında aile ile birlikte izlerler. Bu izlemler sırasında belirli aylarda görüşme konusunun gelişime odaklanması önerilmektedir. İlk 18 ayda aşılama nedeniyle daha sık izlenen bebekler 6, 9 ve 18. ayda gelişimsel değerlendirmeden de geçirilmelidir. Daha ileri yaşlarda 6 ay-1 yıl aralıklarla gelişimin kontrol edilmesi yeterlidir. Sağlıklı çocukların izlemi sırasında "Riskli Bebek" tanımı içinde olanlar daha sık aralıklarla değerlendirilebilir. Hekim muayenesi sırasında bebeğin bir sorunu olmasa bile annenin dile getirdiği gelişimle ilgili bir soru da o bebeğin daha ayrıntılı gelişimsel değerlendirmeye alınmasını gerektirir. Her değerlendirmede gelişimi kontrol etmenin yanısıra nasıl destekleneceği konusunda ailenin bilgilendirilmesi çok önemlidir. Gelişimsel değerlendirme çocuk hekimi ve aile hekiminin öncelikli sorumluluğu olmakla birlikte bu hizmet "çocuk gelişimi uzmanları", "psikologlar", "çocuk psikiyatristleri" ve "gelişimsel pediatri uzmanları" tarafından verilmektedir.

Bebekler sürekli olarak anne-babalarının bakımı ve gözetimi altında olduklarından, ebeveynler nörogelişimsel izlem ekibin mihenk taşı niteliğindedir. Bu çekirdek ekip temel bakım hizmetlerini vermenin yanı sıra bebeğin sevgi ve bağlanma ihtiyaçlarını da karşılayarak psikolojik olarak var olabilmesini de sağlamaktadır. Sağlam çocuk izleminde nörogelişimsel değerlendirmelerde yapılan mesainin temel konusu uyaran eksikliğinin önüne geçebilmektir. Bu da ancak aile bilgilendirilmesi ile yapılabilir. Bebeğin hangi ayda, ne yapabileceği bilgisine sahip olan aile, bebeğinin potansiyellerini gerçekleştirebilmesi için gerekli olan ortamı hazırlayabilecektir. Aksi taktirde ya bebeğin gelişim basamağına uygun olmayacak şekilde beklentiler geliştirilmekte ya da tam tersine mevcut özellikleri görmezden gelinmektedir. İndirgenmiş ya da abartılmış beklentiler bebeğin kendini gerekleştirmesinin önündeki en büyük engeldir. O nedenle düzenli olarak gelişim basamakları hakkında ailenin bilgilendirilmesi, bebeğin gelişiminin desteklenmesini sağlayacak en önemli süreçlerden birisidir. Bu görüşmelerde geliştirilmesi gereken alanların üzerinde durulması; özbakım, dil, ince ve kaba hareket, sosyal uyum açısından yaşanabilecek sorunların belirlenmesi özellikle okul olgunluğunun kazanılması sürecine yardımcı olacaktır. Ayrıca yaşam ritmi içerisindeki değişikliklerin ve/veya travmatik yaşantıların (kardeş doğumu, yakın kaybı, boşanma, taşınma, savaş, göç, ihmal, istismar vb.) gelişim üzerindeki etkilerinin belirlenebilmesi ve gereken desteğin verilebilmesi için nörogelişimsel izlem gereklidir.

Riskli Bebek Nedir? Çocukluk döneminde gelişme geriliklerine çok sık rastlanmaktadır. Gelişim geriliği oranı gelişmiş ülkelerde % 5-10, gelişmekte olan ülkelerde %10-25 olarak bildirilmektedir. Ülkemizde farklı çalışmalarda %7-40 oranlarında araştırma raporları yayınlanmıştır. Gelişme geriliği, gelişimin tüm alanlarını (duyusal, psikomotor, bilişsel, dil, sosyal, duygusal) ya da belirli bir alanı kapsayabilir. Genel gelişim gecikmesi santral sinir sisteminden kaynaklanan bir bozukluktur ve yaşamın ilk 6 yılında "gelişim geriliği" olarak tanımlanır. Alana özgü gecikmeler ise sıklıkla nörolojik nedenlerden değil, sistemik hastalıklardan, ortopedik ya da psikiyatrik sorunlardan kaynaklanabilir. Örneğin yalnızca dil gelişimi gecikmesi olan bir çocukta nörolojik bozukluktan önce işitsel değerlendirme önceliklidir.
Çocuklarda gelişim gecikmelerinin erken yaşlarda belirlenmesi, erken tanı ve erken müdahale olanağı yaratması açısından önemlidir. Son yıllarda çocuk sağlığı alanında yürütülen araştırmaların sonuçları gelişim gecikmelerini erken dönemde saptamanın çocuğa, aileye ve topluma katkılarını göz önüne sermektedir. Bu noktada "Riskli Bebek" tanımı gelişim takibinde öne çıkar.

Riskli bebeklerin özellikle gelişimsel yönden düzenli ve sık takipleri gereklidir, çünkü risk taşımayan diğer bebeklere göre gelişim geriliği yaşama olasılıkları daha fazladır. Erken doğum ve/veya çok düşük doğum ağırlığı, doğumdan itibaren az kilo alımı, uzun süre hastanede kalma, kronik ve ağır seyreden hastalıklar, işitme ve görme duyularında kayıplar, çoğul gebelikler, annende diyabet, tiroit, depresyon olması, ebeveynin alkol ve uyuşturucu kullanımı, uyaran eksikliği, yoksulluk ve işsizlik, çok genç ya da çok yaşlı anne-baba, tek ebeveynlik, yeterli sosyal desteğin olmaması, yetersiz anne-baba donanımı, ihmal ve istismar, annenin eğitimsizliği risk faktörleridir. Bu faktörlerin birden fazlasının biradalığı bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir.

Nörogelişmsel değerlendirme riskli bebeklerin belirlenmesinde ve izlenmesinde önemli bir değere sahiptir. Sadece durum tespiti yapmamak da ayrıca rehabilitasyonun biçimlendirilmesi ve yönlendirilmesinde de etkin olarak kullanılmaktadır. İzlem sırasında çocuk ve ailenin birlikte ele alınması, özellikle anne-babalık donanımlarının artırılması, uyaran eksikliği ile mücadele, gelişimsel sürecin desteklenmesi için müdahale programlarının oluşturulması nörogelişimsel değerlendirmenin ana noktalarını oluşturmaktadır.

Gelişim testleri içinde ülkemizde en sık kullanılan araçlar,
* Denver II Gelişimsel Tarama Testi
* Bayley Bebek ve Küçük Çocuklar için Gelişim Ölçeği
* Ankara Gelişim Tarama Envanteri
* Gazi Erken Çocukluk Değerlendirme Aracı
* Erken Gelişim Evreleri 6 yaşına kadar çocuklara uygulanmaktadır.

Üniversite hastaneleri, Devlet hastanelerinin Çocuk Gelişimi Uzmanları, özel Hastanelerden Bayındır Ankara Hastanesi ve Koru Hastanesinde çocukların gelişimsel değerlendirmeleri yapılmaktadır.
Saat